Music 4 Non-Musicians

Posted: 8 Nisan 2011 Cuma in elektronik, hip hop

Yazmayalı neredeyse dört yıl olmuş. Bu süre boyunca bana mail gönderen ve uğramaya devam eden herkese teşekkürler. En beğenmediğim huyum insanları hakettiklerinden çok sevmemin yanı sıra mükemmeliyetçilik olduğu için buraya bir türlü yeni yazı giremedim. Bunun bir senesi WordPress sansürü desen gerisi bu “çok süper yazı yazayım bari artık” sevdasının ardından gelen üşengeçliktir. Artık herkes beni unuttu nasıl olsa, şimdi istediğim gibi yazabilirim ehehe.


Music 4 Non-Musicians ile başlamak istiyorum. Zira böyle kendiliğinden oluşan ve asi ruhlu toplulukların hastasıyım, ne yapsalar desteklerim. Fakat bunlar bir de bildiğin iyi müzik yapmıyorlar mı? Yapıyorlar.

Tür olarak elektronik ve hip hop olarak etiketliyorum. Hemen eöh, ben sevmem demeyin. Hele bir dinleyin, korkmayın. Misal, hemen aşağıda l’mpty’den Dar Geçit bakalım tanıdık gelecek mi?

Topluluğu tanıtmak için Reset Magazin’de yapılan röportajlarından alıntılar yapacağım.

“Bambaşka şehirlerden çıkan ve bambaşka hayatlar yaşayan yedi genç, Eskişehir’de buluşuyor ve çarpışıyor. Bu çarpışmadan grenli-ödemli sesler, geçmişten melodiler ve uğuldayıp duran kelimeler saçılıyor.”

Mevz-u bahis oluşum bir müzik grubu değil, öncelikle onun üzerinde durayım. M4NM bir topluluk.  Üyeleri de kendi ağızlarında tanıyalım hele bir:

Ağaçkakan: Ben Burkay. Eskişehir’e 1.5 sene önce taşındım, 6 ay önce Şükrü ile tanıştık. Ondan sonra Cenk’le bir araya geldik, ardından Mustafa ve Ali ile tanıştık, Çağrı’yla zaten eskiden arkadaştık. Benim pek bahsedeceğim bir şey yok çünkü topluluğun oluşumuna dâhil değildim önceden, sonra dahil oldum. Onun için ben topu sol tarafa doğru atayım…

Sirayet: Ben Şükrü, Eskişehir’e taşınalı 4 ay kadar oldu. Dediği gibi 6 ay önce tanıştık. Bu oluşumdan önce The Robots vardı, biz ona bir yıl kadar önce başladık, daha sonra Burkay ile tanışıldı. Böylece bizim müzikal görüşümüzde de ciddi değişimler oldu ve The Robots değişim geçirerek “Music for Non-Musicians”a dönüştü. Biz de onu dillendirmeye başladık.

Armonycoma: The Robots’tan bahsedecek olursak, The Robots kaba tarifiyle deneysel hip-hop camiasında Sirayet’in bizi topladığı yerdi. Cenk, Şükrü, ben ve Ali bir araya geldik. İsimlerimizde de değişimler oldu. Daha önce bir şeyler yapıyorduk ama kendi içimizde kalıyordu. The Robots adına yaptığımız bir “Kısa Devre Bootleg” vardı daha önce yaptığımız beat’leri topladığımız ortak bir albüm olarak. Sonrasında Burkay’ın da topluluğa dâhil olmasıyla, bir şeyler yapmamız gerektiğini hissettik…

Cengâver: Ben Cengâver, a’nın üstünde TDK’ya inat şapka var. Kendi çapımda müzik yapmaya başladım. Bu arada Sirayet olarak bildiğim Şükrü’nün birkaç underground albümde yaptıklarını dinledim. Türkiye’de birkaç kalıp var, bunun peşinden gidiliyor. Beat olsun, altyapı olsun, bana farklı geldi yaptıkları, bu adamı bulmalıyım dedim. O da beni geri çevirmedi. O sırada İstanbul’da yaşıyordu, ben de gidip İstanbul’da buldum onu. Konuştuk, benim için can ciğer bir adam çıktı. Müzikten önce arkadaş olduk onunla. Sonra bana telefon etti, aklında bir proje olduğunu söyledi. Eskişehir’de Armonycoma diye bir çocuk var, onu bul diyerek görevlendirdi beni. Ben de Mustafa’ya mesaj attım, buluşalım dedim. O şekilde buluştuk. Birbirimizi insan olarak tanımadan önce müziklerden tanıyorduk. Yaptığı parçalardan nasıl biri olduğunu çıkarmaya çalıştım. Buldum, bahsettim, o da can ciğer çıktı. Ben biraz kader diyorum buna. Sirayet’le burada toplanıp sürekli konuşmaya başladık ne yapacağımıza dair.

Açıkçası topluluğun son durumu hakkında pek bilgim yok. Zira bloglarına uzun zamandır pek dokunmamışlar.  Gerçi Myspace sayfalarındaki harekete bakarak bu mecraya yönelmişler olarak yorumlayabiliriz. Kendilerine tek eleştirim bu olacaktır, Myspace zamanında süper bir ortam olsa da artık pek revaçta değil -ki bence müzşk dinlemek için her zaman çok karmaşık ve yavaş bir sitedir. Yeni yeni siteler var, onlara bir bakmak lazım.

Music 4 Non-Musicians, albümlerini internet üzerinden ücretisiz paylaşıyor ve kendilerini bir kez daha takdir etmemizi sağlıyor. Kayıtlar oldukça iyi ve kaliteli fakat asıl iş kapaklarda. Her birini alıp odama asmak isterim, öyle güzel. Myspace‘lerine hele bir uğrayın.

Gonja Sufi adlı bir müzisyen var. Onu da ayrıca tanıtmak isterim.  Bazı şarkıalrda kendilerinin tarzını bu adama benzetmedim değil -ki bu müzisyeni bana taıttığı için Zulal Kalkandelen‘e tekrar teşekkür ederim.

Gönül isterdi ki M4NM hakkında daha engin, daha zengin bir yazı yazayım, kusura bakmazsanız şimdilik bu kadar olsun. Pasım gitsin. Yine de ben eminim ki bu müthiş yetenekli üniversite öğrencilerinin ne yaptığını bu yazıdan bile anlayp kendilerinin peşine düşecek olan vardır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s